Yeni Gönderilen Mesajları Göster. | Mesajlarıma Yazılan Yeni Cevapları Göster. | Merhaba Online olduğunuz toplam süre: 0 dakika.

Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Gerçek Yaşanmış Hikayeler  (Okunma Sayısı 2996 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Dj__byn_manyax
Altın Üye
***

İtibar 16
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 362


Hangi Cennetten GeLdik Bu Cehenneme


70 Mesajına Toplam
136 Kere Teşekkkür Edildi

8 Mesajına Toplam
8 Kere Karma Verildi

« : 13 Ocak 2007, 19:32:51 »

gönderen : OKAN SAAT- " Bu olay 3 Ekim 2003 tarihinde gerçekleşti.Aşağıda anlatılanlar tamamen doğrudur!!! O gün benim doğum günümdü...Çağırdığım arkadaşlarımın gelmesini bekliyordum.İlk en iyi arkadaşım geldi(adını vermiyeceğim)sonra birlikte diğer arkadaşlarımın gelmesini bekledik. Herkez geldi ve bilgisayar oynuyacaktık.Her doğum günümde olduğu gibi annem evden gitti. Oyunumuz bitti ve arkadaşlarımın getirdiği hediyeleri açcaktım.Ondan önce arkadaşlarımdan biri hemen ortaya atıldı.Bence kimse yokken ruh çağıralım dedi.Bende arkadaşlarıma danıştım olur dediler.Aramızdan biri ruh diye bir şey yok dedi.Ama oda katılmak zorunda kaldı.Kimin ruhunu çağıralım diye düşündük.Kafadan birini attık ve geldi.Ruh sapık çıktı kız arkadışıma bazı sözler söyledi: *Senle yatıcam rüyana giricem.Sana tecavüz edicem bir daha rüyandan hiç çıkmayacağım. sen uyumak istemiycen her yerde artık beni görücen... sonra direk kız ortadan kalktı ve inanmayan arkadaşım bizim söylediğimizi sandı.Gülerek kalktı.Sonra pastayı yedik,hediyeleri açtım ve dışarı çıktık.Kız arkadaşım korkuyodu dışarıya çıktık ve gene o ruh geldi biz ruhu göremiyorduk ama gözüm önünde kız arkadaşım delirmiş gibi üzerime gelme diyordu.Sonra annem geldi olanları anlattık kız arkadaşım bir gün bizde kaldı.O benim yatağımda yatıyordu bende salonda.Gece 4 gibi bağırmaya başladı uyandırmaya çalıştık uyanmıyordu.En son bende cevşen vardı ve ona taktık üzerine su dök- tük uyandı rüyasında gene o ruhu görmüş ve ben gelmişim ona yardım etmişim... Bir daha ruh çağırmadık...

______________________________________________

gönderen :BERKANT DEMİR- " birgün eve gitmek için mezarlıktan geçmem gerkti vakit oldukca geçti arkadaşım demirkanla yürürken birden korkunç bi ses geldi tabiki merak ve korku karışık bi şekil de sesin kime ait oldunu öğrenmek için yolumuzu değiştirip mezarlığın içine doğru iyiden iyiye ilerledik ve gördüğümüz şey karşısında dehşete kapıldık iki kişi yada ikitane tanımlayamadığımız cisim sanki tartışıyordu bizi görünce bir anda kayboldular bizde o korkuyla kaçmaya başladık mezarlıktan çıkmamıza yüz yüzelli metre kala önümüzüde belirdiler bizi alıb bulunduğumuz yerden çok daha uzak biryere götürdüler ve ayıldıgımızda bir mağranın içindeidik negariptiki hiç birşeyimiz yok diye sevinirken ogünden sonra sürekli cinleri ve ölüleri (görmeye ve duymaya) başladık "VE O GÜNDEN SONRA BİRDAHA MEZARLIKLARA GECELERİ ASLA UĞRAMADIK O GECE SON OLDU " YAZAN=DEMİRKAN VE EJDERİNRUHU (YAZDIKLARIM TAMAMEN DOĞRU ŞÜPENİZ OLMASIN

____________________________________________________

misafir cinler - " Size anlatmak istiyorum. Çok güzel bir gündü en sevdiğim arkadaşlarımı evime çağırmıştım. Beraber çay içeriz oturup dertleşiriz diye düşünmüştüm. Beklemeye başladım. Tabi boş durmuyordum müzik dinliyor günün keyfini çıkarıyordum. Olacaklardan habersizdim her zamanki ki gibi fondaki müzik her ne kadar hareketlide olsa içimde birşeyler oluyordu. Gündüzdü ama karanlıklar hissediyordum. Kapı çalındığında korkmadım desem yalan olur. Gelenler onlardı arkadaşlarım en sonunda geldiniz diyip eve konuk ettim onları bir kenara oturdular gülüp eğleniriz diye gelmişlerdi ama suskunlardı. Konuşturmak için çok çalıştım ama çabasızdı. İçeceğimiz bir bardak çayın bizi neşelendirebileceğini düşünüp oradan çay getirmek üzere ayrıldım. Garipti çünkü birbirleriyle bile konuşmuyordu. İçimi tarifsiz duygular kapladı neler oluyordu acaba. Yanlarına çaylarla geldiğimde ikisi birden bana öyle bir baktılar ki gözlerinde nefret vardı. Havayı dağıtmak istedim yine sustular. Tam o esnada arkadaşım çayını upuzun tırnaklarıyla karıştırmaya başladı. Tırnaklar gördüğüm an kaynar sular boşandı. Korkuyordum nasıl uzaklaşabilirdim... (Cinler insan kılığına girdiklerinde ya tırnakları uzun olur yada vücutlarının bir bölümü farklı olur) Son çırpınışlarımdı. Kaçmalıydım tam o esnada bugüne kadar sesine sinir olduğum kapı zili bana en güzel şarkılar gibi gelerek çaldı. Müsadenizle diyip kapıya yöneldim sessiz durmaları beni korkutmuştu ama kapıyı açmak son çaremdi. Kapıya yöneldim kapıda abim vardı. Hızla olayı anlattım hadi gidelim çabuk olmalıyız kaçmalıyız dedim içerde cinler var. Nerden anladın dedi. Kısaca önemsemeyerek uzun tırnakları vardı dedim. Abim hızla yüksek sesle tırnaklarını gösterip böylemi dedi. Ve o anda bayılmışım sonra geciken arkadaşlarım geldiğinde beni ayıltılar.

_____________________________________________________________________


Mezarliktaki Yangin
Şu an 17 yaşındayım ve olay bundan 3-4 sene evvel yaşanmıştır. O yaz en büyük zevkimiz arkadaşlarla gece aşağı inmek idi ve hemen hemen indiğimiz her gece birbirimize korku hikayeleri anlatırdık. Anlattığımız hikayeler genelde kendi hayal ürünümüz olurdu fakat anlatırken sanki yaşamış gibi anlatırdık ve kendi uydurduğumuz hikayeye o ortamın verdiği gerilimle kendimiz de inanır ve korkardık. İçimizde en çok hikaye anlatan Nedim diye bir arkadaşımız idi. Nedim yaşça bizden büyüktü ve bizi korkutmayı iyi başarıyordu açıkçası. Yine böyle bir gecede Nedim bize çok ilginç bir hikaye anlattı. Hikayeye göre bazı insanlar sebepsiz yere içlerinden gelen bir ateşle küle dönüşecek kadar yanıyorlarmış. Bu yanma o kadar çabuk gerçekleşiyomuşki, kendisini kurtarmaya zamanı olmuyormuş kurbanın. Ayrıca bu olay kurban yalnızken gerçekleşiyormuş, yani görgü tanığı olmuyormuş hiçbir zaman. Bu anlattığı hikaye ilginç olduğu kadar inandırıcı gelmemişti çoğumuza. Fakat Nedim evinden getirdiği ansiklopedi de yazılanları bize gösterince tüylerimiz diken diken olmuştu hepimizin. Bu olaylar gerçek yaşanmış olaylar olarak anlatılıyordu ansiklopedide kanıtları ile. O gece eve koşar adımlarla çıktım ve bütün gece gözlerime uyku girmedi. Ertesi gün ise belki hepimiz için hayatımızın en korkunç günü olmuştu. Gelen habere göre Nedim bir sokak arasında ölü bulunmuştu ve işin ilginç yanı Nedim'in gömüldüğü mezarlıkta 1 hafta sonra yangın çıkmıştı ve bütün mezarlar yok olmuştu. İnanmayan arkadaşlar eski gazeteleri karıştırabilirler. Tarih: 3 Eylül 1997, Mersin mezarlığı orman tarafında onlarca mezar yanmıştır.

__________________________________________________

ÖLDÜREN DÜĞÜM

Ben emirhan 14 yaşımdayım bursada yaşıyorum bu olay bu yıl yazlıktayken başıma geldi arkadaşlarımla geziyoruk bir ağacın altında dinlenmeye karar verdik ağaçta bir bez vardı üzerinde anlamadığımız şekiller vardı.O bezde birçok düğüm vardı melih o düğümleri çözmeye çalıştı fakat başaramadı bir güç onu bunu yapmaktan alıkoyuyordu sanki sonra o bezle ilgilenmeyi bıraktık biraz konuştuk eğlendik.Sonra evlerimize döndük ertesi gün sitede bir çığlık duyduk bu çığlıkla uyandık.Melihin annesinin sesiydi bu hemen koştuk melih kanlar içinde yatakta yatıyordu özellikle elleri paramparça olmuştu polis geniş güvenlik önlemleri aldı.Çünkü bu olay ilk değilmiş diğer siteden bir ablada bu şekilde bulunmuş çok korktuk ailelerimiz bizi dışarıya tek başımıza çıkarmadılar hep birlikte zar zor izin alıp dışarı çıktık.Yine o ağacın yanına gittik çiğdemin gözü o beze takıldı buldum diye bağırdı melih ve o ablanın neden öldüğünü buldum o abla benim ablamın arkadaşıydı dedi onlarla gezintiye çıktık ve o bu bezi çözmeye çalıştı ve ertesi gün öldü melihin de başına aynı şey geldi önce inanmadık ama sonra inandık.Ertesi gün yanımıza makas ve bıçak alıp gittik o bezi kestik ve ertesi gün hepimizin elleri kabarmıştı ve buna iyice inandık bunu yapanın kim olduğunu da bulduk bunu yapan kulübede yaşayan dedeydi bunu aynı bezi bağlamaya çalışırken yakaladık korkup kaçtı bir hafta sonra ölü bulundu şimdi o evi satıp başka bir yerden yazlık aldık ama o olaylar aklımdan çıkmıyor her gün kabuslarıma giriyor buna inanın lütfen birkaç arkadaşımız inanmadı ve gördükleri yüzünden delirdiler...

_______________________________________________________________

BİLİNMEYEN VARLIK

7 YAŞINDAYDIM.Bir gece odamda tek başıma yatıyordum.O zamanlar daha iki yaşında olan kardeşim geceleri arasıra yanıma geliyordu.Ve o gecelerden birini yaşıyordum yine.Yeşil kazağı ve kırmızı külotlu çorabıyla gece yarısı kardeşim yanıma gelmiş yatağımın başında durup bana bakıyordu.Bende yattığım yerde şöyle bir doğrulup kalktım.Kardeşimin suratına baktım.Suratı aynı televizyonda karıncalanan görüntüleri andırıyordu.Gözleri burnu pek belli değildi.Haif karıncalı ve buğulu görünüyordu suratı.Tuhaf birşeyler vardı yolunda gitmeyen.Sonra dokunmak üzere elimi kardeşimin suratına götürdüm.Kardeşimse elini elimin içinden geçirerek ellimi geri itti.Ne olduğunu anlayamadım.Eli elimin içinden geçmiş olmasına rağmen nasıl geri itebildi anlam veremedim.Sonra kardeşimin elinde dikkatimi çeken bir şey oldu parmeklarının arasında bağ doku vardı.Sonra ona "git yerine yat" dedim.O da yanımdan ayrılarak balkona doğru gitti.Ve ben ona 3-4 defa "yerine yatmaya gitsene pelin"diye bağırdım.O sırada benim bağırmamı duyan annem yatak odasından seslendi bana "pelin burda yatıyor sen niye bağırıyorsun"diye.Şok olmuştum.Kardeşim yerinde yatıyorsa yanıma gelen kimdi?Üstelik sabah kalktığımda kardeşim pijamalıydı kazaklı ve külotlu çoraplı değil.Bunu o zamanlar kime anlattıysam inanmadı hayal gördüğümü düşündüler.Şimdi 18 yaşındayım.Ve o zamanlar bana gelen her neyse bu 18 yaşımda tekrar yanıma geldi.
Anlatayım.Ben kardeşimle birlikte babannemde yatıyordum bir gece karşılıklı kanepelerde.Sabaha karşıydı.Evde loş bir karanlık vardı.Birden uyandım.Gözlerimi yavaşça açtımki kardeşim başımda bekliyor.Ama bu sefer kardeşimin 13 yaşındaki hali duruyordu karşımda.Hemen kardeşimin yattığı kanepeye baktım.Kardeşim yoktu.Ayak ucumda duruyordu.Üstünde lacivert bol penye ve siyah bir eşortman altı vardı.Ona baktım "tuvaletin geldiyse git yap ben burdan sana bakıyorum"dedim.(Babannemin evinde korkuyorduda tuvalete gitmeye beni uyandırıyordu bazen.)Sonra arkasını döndü ve koşarak banyoya gitti kardeşim.Ama koşuşu bir tuhaftı.Bacakları içe doğru çarpık ve sağa sola genişçe yaylanarak koşmuştu.Tabi o öyle koşarken ben üç kere gözlerimi ovuşturdum.Bu gördüğüm gerçekmi diye.Çok şaşırdım çünkü.O banyoya girdikten sonra ben kardeşimin kanepesine baktım tekrar.Osırada sanki kardeşimin üzerine sis bulutu çökmüştü.Birden yavaşça o sis bulutu çözüldü ve ben kardeşimin kanepede uyuduğunu gördüm.Üstelik kardeşim gecelikliydi....Bu daha taze yeni olmuş bir olay...Hadi küçükken gördüğüm hayaldi bu damı hayal...On sene sonra tekrar çıktı karşıma.Üstelik 18 yaşımda olduğum için aklım daha yerinde 7 yaşımdaki halime göre...İnanın oluyor buna benzer olaylar...Var böyle varlıklar çünkü bunu yaşayanlar var..."Bilen çekmez çeken bilir."misali..."Yaşayan bilir bilen yaşamaz...

___________________________________________________

HAYATIMIN EN BERBAT GÜNÜ

Merhaba ben derin 17 yaşındayım.Bu olay 14 yaşımda oldu ve tamamen gerçektir.Arkadaşım aslışahlara gitmiştik gece orda kalıcaktık.Annesi babası evde yoktu.5 kız evde yanlızdık.O gece oyun oynadık sohbet falan ettik gece olduğunda yapıcak bişey kalmamıştı ruh çağıralım dedim kabul ettiler.Geçen sene ölen kendi kendine konuşan garip hareketler yapan pek sevmediğimiz eceyi çağırmaya karar verdik.Ben ey ecenin ruhu geldiysen bi işaret ver dedim ve o anda elektrikler gitti korkmuştum.Elektrikler yine geldi.Ben bırakıyorum dedim aslışah bu sadece raslantı devam edelim dedi ve kabul ettik devam ettik o anda camlar ve kapı kapandı kapı kilitlendi.Çıkmak istedik çıkamadık.Çok korkuyorduk bi yandan da eceye bizi rahat bırak lütfen diye yalvarıyorduk.O anda telofon çaldı arayan polisti annem ve babam trafik kazası geçirmişti.Çok korkuyordum kapı açıldı ve ben gözyaşları içinde çıktık herkes beni teselli etmeye çalışıyordu şimdi babannemlerde kalıyorum ve pisikolojik tedavi görüyorum...

______________________________________________

Bİ DAHA DALGA GEÇERSEN ÖLÜRSÜN

Ben tatil zamanlarında genellikle sabaha kadar uyumayan biriyim ve cinlere inanmazdım, ne zaman konusu açılsa dalga geçerdim. 22 temmuz günü yine uyumuyordum ve internette dolaşıyordum. nasıl olduğunu anlamadım ama açılır pencerelerden birinde cinlerle ilgili yazlılar vardı kapattım ve tekrar açıldı yine kapattım ve tekrar, virüs olabiliceğini düşünüp bilgisayarımı yeniden başlattım ama internete bağlandığımda hangi siteye girsem açılır pencere olarak aynı sayfa çıkıyordu. merak ettim ve okudum. orada cinlerle ilgili birçok şey yazıyodu ve sayfa her formatta açılıyodu çok şaşırdım çünkü bu milyonda bir görülecek bişey. herneyse merakım dahada arttı ve sayfayı okumaya başladım nasıl cin çağırılır diye bi ikon vardı tıkladım ve orada adım adım yazıyodu. sayfayı kaydettim ve yatağıma yatıp uyumaya çalıştım saat 3 ü geçiyodu ama uyuyamadım bişey beni dürtüyodu ve tekrar bilgisayarımı açtım kaydettiğim o sayfayı sildim. sigara içmek için dolabının çekemecesini açtım sigaramın yanında bir kağıt vardı hemen açtım aman allahım o da ne az önce kaydedip sildiğim sayfa çok korktum ve hemen tekrar bilgisayarımı açtım yazıcını programına baktım o sayfa daha 22 saniye önce yazdırılmış printerimdan. ama printerimin kartuşları yoktu çünkü o günün akşam üstü doldurtmak için ofsete bırakmıştım. o kadar korktumki bilgisayarımın fişini çektim ama olay bundan sonra başlıyomuş. kağıdı hızla tekrar okumaya başladım cin çağırma seansını anlatan yazının altında, çağırmasanda gelir diye yazıyodu ve bir anda odamın havası çok ağır oldu nerdeyse nefes alamıyodum, kapıya doğru yöneldim abimi uyandıracaktım ama kapı kilitliydi ve açılmıyordu. nefes almam iyice zorlaştı ve eski türk filmlerindeki kötü adam gülümsemesi duydum öyle bir bağırıyorduki kulaklarım patlıyordu nerdeyse. kapıyı iki-üç tekme atarak kırdım ve hemen çıktım tam karşımda lavabonun aynası vardı aman allhım o da ne! orda simsiyah bir adam vardı ve çok korkunçtu ve aynanın üzerinde bidaha dalgageçersen ölürsün yazıyodu. öyle korkmuştumki bidaha dalga geçmeyeceğim diye yalvarırır tarzda bağırıyordum. koşarak abimi uyandırım, olanları anlatırken bayılmışım. beni birsüre sonra abim uyandırdı ve rüya gördüğümü söyledi. ama rüya olmadığına eminim. sabaha kadar uyumadım sabah olduğunda, bilgisayarımı açtım. printerin programında o dosya kayıtlı değildi, olamazdı gözümle görmüştüm. geri dönüşüm kutusuna baktım sildiğim dosya oarada yoktu. hemen interneti açıp yazıyı okuduğum siteye girdim ama öyle bir adreste yoktu ve kağıtta en son biraktığım yerde yoktu sanki hiçbişey yaşanmamıştı tek geri kalan kırılan kapı olmuştu. bu olayın etkisnde kurtulmak için psikoloğa gittim bana cin diye bişey olmadığını söyledi bende olduğunu ve dalga geçmemesini söyledim o anda doktorun odasının tavanında şu yazı belirdi ! bir aydan fazla oldu hala olayın etkisindeyim. arkadaşlar siz siz olun sakın dalga geçmeyin ve inanmamazlık yapmayın. bu olaya inanmayanlar kendileri bilir ama ben bidaha dalga geçersem öleceğime inanıyorum.

__________________________________________________________

KARABASAN

Başıma gelen bu olayı kime anlatıysam yarısı inandı yarısıda olamaz öyle şey dedi yoru hakkı sisze ait tabii..

2004'ün temmuz ayı günlerden cuma annem ve babam kütahya da ki abim yanına gitmişlerdi evde kimse yoktu ve haliyle aklıma bin bir türlü şeyler geliyodu. sebze ve meyve toptancılığı yaptığımız için bursa ya çarşamba günü gitmiş cuma günü ise geri dönüyordum. Başıma bir kaç kez karabasan geldiği için artık alışmıştım ne biliyim arabanın içinde bile bana geliyodu artık. cuma günü eve geldiğimde saat 23":30 civarıydı yatağıma girip uyuma çalışırken birden olduğum yere sızdım. ve derken o uyku esnasında kapı gıcırtısı geldi yattığım yerden kalkamadım ve sanırım bizimkiler geldi dedim.
sonra mutfaktan tava tencere sesi geldi ve yattığım odanın kapısı yarım kapalıydı ve kapı birden yavaşca açıldı fakat benim üstümde bir ağırlık vardı ve bir türlü kalkamıyordum. odaya girdi üzerimde ki örtüyü yavaşca kaldırdı ve bir diziyle üstüme bastırdı ve ağzımı kapamaya çalıştı o an aşırı bir korku ve telaş vardı bende. ağzım san ki düğümlendi hiç birşey yapamıyordum. ve allah'a dua etmeye başladım sonra kelime-i şahadet getirdim e üzerimden yavaşca kalktı o karabasan kalkar kalmaz bende ayaga kaltım iki elim öne doğru uzatıp yakalamaya çalıştım sonra evde ki telefonluğun altına doğru sıkıştırdım telefonluğun ayansından ayın ışığı yansıyordu birden kafamı kaldırıp aynaya baktım kendimi göremedim kafamı geriye çevirip baktım ve bedenim ilk yattığım şakilde duruyordu o an içime öyle bir krku ve heyecan sardı ki ne pacağımı şaşırmıştım...
sonra bedenimin içine tekrar giridim Allah'a tekrar dua ettim karabasan geldi üzerimden sıyırmış olduğu örtüyü iki eliyle tutu havaya kadırıdı(kaldırıdğı esna da kolları ve bedeni uzadı nerdeyse tavana çarpacak duruma geldi)üstümü örttü ve geldiği gibi odanın kapısını yavaşca kapadı sonra tekrar mutfaktan yine tava tencere sesi geldi en son dış kapı sesi gırtısı geldi ve gitti.
karabasan gider gitmez ben yattığım yataktan kalktım ve saate bahtım saat tam 00:30 u gösteriyodu afallamıştım oturdum 3 kulfü 1 fatiha okuyup yattım ama yatana kadar da en bi 2 saat geçti

not : bu olaya inanmayanların başına da aynı şekilde gelmiştir

_______________________________________________________

BABA ÜSTÜMÜ ÖRT

Bu olay Bursa'da olmuş. 17 yaşında bi genç kız aniden ölmüş. Aile perişan olmuş ama n'apsınlar, kızı defnetmişler tabii. Aradan bi'kaç gün geçmiş. Baba kızını rüyasında görmüş. Kız sürekli titriyomuş ve "Çok üşüyorum baba. Yalvarırım üstümü ört" diyomuş. Adam sabah kalktığında rüya aklına gelince hüngür hüngür ağlamış. "Gül gibi evladımı kaybettim. Rüyama giricek tabii" diye düşünmüş. Karısının üzülmemesi için de ona hiç bişey söylememiş. Ama ertesi gece, sonraki gece, daha sonraki gece, hep aynı rüya: "Çok üşüyorum baba. N'olur üstümü ört!" Baba bi gece yine aynı rüyayı görürken kan ter içinde uyanmış. Dayanamamış, karısının, "Nereye bey bu saatte?" demesine aldırmadan sokağa fırlayıp soluğu mezarlıkta almış. Kızının mezarına gelince ne görsün? Mezar açık ve bomboş! Adam ne yaptığını bilmez bi halde mezarlık bekçisinin kulübesine yönelmiş. Allahım, o an gördüğüne yürek dayanmaz. Bekçi resmen kıza tecavüz ediyomuş! Meğer bu aşşağılık herif her zaman, yeni gömülen ölülere belli bi süre bunu yaparmış

______________________________________

CİNLERE İNANMAYANLARA

Bir gece arkadaşlarla bizim evde toplandık cin çağıralım diye fakat ben inanmıyordum ve ne yazık ki sürekli cinlerle dalga geçiyordum bazen öyle laflar söylüyordum ki arkadaşlar beni uyarıyordu cini çagırdık ve aniden fincan hareket etmeye başladı herkes çok korkmuştu bense hala cinle dalga geçiyordum dalga geçerce sorular soruyordum ve ne olduysa ondan sonra oldu bana gerçek oldugunu kanıtla dedim arkadaşlarım çok kormuştu tam sesizlik olmuştu ki bi anda agzımda korkunç bi açcı hissettim ne oldugunu anlıyamamıştım bişey nefes almamı engelliyordu 1 dakikaya yakın öyle kaldım ağlıyordum yüzümün bazı yerleri yanıyordu çok korkmuştum dua etmek aklıma geldi ve fatiha suresini okumaya başladım bu seferde arkamdan bişeylerle vuruluyor gibiydi artık cinlerin olduguna inanmıştım hiçbişeyden korkmayan ben şimdi titriyordum kaçıcak yer arıyordum ben dua ettikce vuruyorlardı bu sırada gözlerim arkadaşlarımı aradı yardım istiyecektim fakat onlar bayılmıştı bi anda herşey bitti. cinler gitti diye düşündüm arkadaşlarımı ayılttım fakat gitmemişlerdi sadece bekliyorlardı ben tekrar dua etmeye çalıştım duaya başladıgım anda mutfak dolaplarının zangırdadıgını duydum tabaklar yere düşüyordu sesler tekrar kesildi biz hala bişeyler olucak endişesiyle bekliyoduk fakat uyuyup kalmıştık sabah baktıgımda mutfakta hiçbir tabak kırılmamış yerlerinde duruyordu dolap kapakları bile kapalıydı halbuki salondan mutfaktan düşen tabakları çok rahat görebiliyorduk o gece ne olmuştu neden tabaklar kırılmış oldukları halde eski yerlerinde saglam duruyordu... işte bunların tek bir nedeni vardı cinler arkadaşlar ister inanın ister inanmayın ama bu olay fazlasıyla dogru lütfen cinlerin varlıgını kabul edin ve kesinlikle onlarla dalga geçmeyin bu size arkadaş tavsiyesi

______________________________________________

BABAM

Bir gece babam evi aradı ve bu gece gelemeyeceğini işinin cıktıgını ve bızım yatmamızı soyledı.Annem ve bende babamı beklemeden yatmaya karar verdık.Biz evin 2. katında yatarken asagıdan mutfaktan ılgınc sesler gelıyodu.Ben korktum ve hemen annemın yanına gıttım ve onu uyandırdım.Annem de sesleri duyunca hemen asagı ındı.Sesler kesılmıstı.Seslerın kesıldıgını duyunca bende annemin yanına asagı ındım.2 mizde koltukta uzanırken bırden sokak kapısı acıldı.Gelen babamdı.Fakat davranısları bır garıptı.Hicbir ifadesı yoktu yuzunun.Annem hosgeldın dedi.Sonrada hanı bu gece gelemeyecegını solemıstın dedı.Babamdan cok yorgun oldugunu yatmak ıstedıgını bızımde yukarıya cıkıp yatmamızı soledı.Fakat bız annemle tv ızledıgımızden dolayı yukarı henuz cıkmamıstık.Nedendır bılmıyorum ama 2mizde uyuya kalmısız.Sabah oldugunda yukarda kımse yoktu.Ne babamın esyaları ne de bır ız.Bır anda kapı acıldı ve babamı gorduk.Annem ona nereye gıttın dıye sordugun da ıse cevap olarak ben daha ısten gelıyorum dun gece noldu dıye sordu.Annemle 2miz cok korktuk ve tuylerımız dıken dıken olmustu.Ve o an anladık kı dun gece gelen babam değıldı.

______________________________________________

KARABASANIN LANETİ

Bu olay 2006 senesının kıs ayında gecmıstır..ben 15 yasında ılgı ceken bakımlı sosyal hayata acık bı kızım..gunumuz genclerı gıbı benım de ruhlara hayaletlere karabasanlara ılgı duyan bu varlıklarla ılgılı oykulerı okumayı severım..ve basımdan da korkunc bı olay gectı..
her zamankı gıbı sıradan bır geceydı fakat ıcımde bır rahatsızlık vardı ve sıkıntı basıyodu.uyumak ıstemıyodum resmen ama uyudum.gece her sey normal gıdıyodu ve bı ruya gordum.ruyamda oturmus arkadaslarla ruhlar hakkında konusuyorduk ve ben ruyamda ruhlara ınanmadıgımı mezarlarından cıkıp gelceklerıne ınanmadıgımı soyledım arkadaslarıma.o anda o ruyadan uyandım ve kendımı yattıgım odanın ıcınde gordum.hersey normaldı hatta yataktan kalkcaktım uyandığımı sanmıstım ve su ıcecektım fakat kalkamadım ve derınlıklerden bır ses bana "hala ruhlara ınanmıyomusun " dıye ınlıyordu ve korkunc bı kahkaha atıyodu..bu nasıl olabılirdı yatagımda yatıyodum hersey normaldı fakat o ruya ve bu ses..ses gıttıkce yaklastı ve o varlıgın nefesını ensemde hıssettım hala ınanmıyomusun dıye sayıklıyo ve guluyordu..cok korkuyodum..bagırcaktım fakat sesım cıkmıyodu zor nefes alıyodum.ve o ıgrenc yaratıgın kolunu bogazıma sarılmıs sekılde gordum ve ıcımden bıldıgım duaları etmeye basladım..yuksek sesle edemıyodum cunku sesım cıkmıyodu ve bedenım hareket etmıyodu..son olarak arka arkaya besmele cekmeye basladım ıcımden..bu olay sankı 5 dakıka ıcerısınde gerceklesmıs gıbı gelse de bana meger butun gecemı almıs..nasıl mı anladım?cunku sabah kan ter ıcınde uyandım ve yataktan dogrulduğumda hala bılıncsız bır sekılde besmele cekıyordum..bu olay tamamen gercektır..sımdı sız karar verınn hala ınanmamak mı gerekır??

_________________________________________________________

BİR DAHA CİN ÇAĞIRIRSAM

Merhaba arkadaşlar.Ben 16 yaşındayken sanaayi mahallesinde oturuyordum bizim mahalle küçük ve kalabalıktı herkes birbirini tanırdı neyse, arkadaşlarla hergün olduğu gibi maç yapmak için anlaşmıştık maç bittikten 1-2 saat sonra samimi arkadaşlarımı eve davet ettim ve onlara birşeyler ikram ettim.Evde kimse yoktu annemler eryaman daki teyzemlere ziyarete gitmişlerdi televizyon izliyorduk ve zamanın nasıl geçtiğini anlayamamıştık saat 23-24 gibiydi bayağı geç olmuştu.Aniden elektrikler kesildi saat geç olduğundan dolayı herkes evlerine gitmek için hazırlanmıştı ki; elektrikler geldi arkadaşlarıma bizde kalmalarını teklif ettim ve kabul ettiler.Canımız çok sıkılıyordu ve o saattede televizyonda hiçbirşey yoktu.Aklıma 1 hafta önceki din dersi geldi.Hocamız "cin vardır" demişti.Bende sıkıntıdan vakit geçirmek için arkadaşlara cin çağıralımmı diye sordum.Çoğu saçmaladığımı söylediler ben çok ciddi olduğumu söyledim ve bana çağırmayı biliyormusun diye sordular bende bilmediğim halde bildiğimi belirttim.Neyse,cin çağırmaya karar verdik ve masanın etrafına oturduk ışıkları söndürüp mumları yaktım.El ele tutuştuk ve aklıma geleni söylemeye başladım."Ey cin bizi duyuyorsan ses ver"dedim.Arkadaşlar kısık bir sesle gülüyordu mutfaktan metal sesine benzer bir sses gelmeye başladı herkes irkildi ve devam ettik "sesimi duyuyorsan işaret ver"dedim sanki biri bizi izliyormuş izlenimine kapıldım masada duran mumlardan biri söndü ve tekrar işaret vermesini istedim mum alevlendi ve aniden söndü gerçekten hepimiz çok korkmuştuk kikirdemelerin yerini ağlamaklı sesler aldı arkadaşlarıdan biri "korkuyorum"dedi ve seansı bırakmaya karar verdik.Cin i bir kere çağırmıştık nasıl göndereceğiz?Işıkları açtım televizyonu açtım aniden elektrikler kesildi mutfaktan hâlâ tıkırtılar geliyordu.Elektrikler geri geldi hepimiz kanepeye geçtik salondan telefon sesi geldi gittim telefona bakmaya tanımadığım biri annemin cep telefonundan beni arıyordu ve annemin, kardeşimin, babamın öldüğünü söylüyordu
ilk başta inanmadım "sen kimsin?" diye sordum bana"kaza yerinden arıyorum"dedi gözlerim den yaşlar süzülür gibi oldu içime serin sular boşaldı ve ayaklarım titremeye başladı.Arkamdan arkadaşlar gelerek ne olduğunu sordular bende "ailem ölmüş..." dedim ve ağlamaya başladım telefonu adamın yüzüne kapamıştım.Tekrar telefon çaldı ve aynı numaradan arıyorlardı yine aynı adam kısık bir sesle "bir daha yüzüme kaparsan sende ölürsün dedi"ne yapacağımı şaşırmıştım ve tekrar telefonu yüzüne kapadım ardından hızla odama koştum kapıyı kilitledim arkadaşlarıma yalnız kalmak istediğimi söyledim.Elime Kur'an Kitabını aldım okumaya başladım Cin Suresini okudum ardından Euzübillah içim biraz rahat lamıştı ve içimden bir ses bir daha bilmediğim işe karşmamam gerektiğini söyledi.Odadan çıktım arkadaşlarım evde yoktu çok korktum ve kapı çalındı kapıyı açtığımda nefes alamamıştım çünkü;kapıdakiler annem, babam ve kardeşimdi.O günden sonra birdaha tövbe ettim cin çağırma gibi saçmalıklarla uğraşmıyacağıma olayın etkisindeyim hâlâ ama arkadaşlarıma anlattığımda bana gülüyorlar bende olayın etkisini üzerimden atmaya çalışıyorum...

___________________________________________

GİZEMLİ MEKTUP

Ben cok küçüktüm ve gecenin yarısı bir yaslı adam geldi ve bana bir mektup bıraktı tabi kimse bana inanmadi hatta mektupu bile bakmadılar küçük bir çocuğum ya oyun oynuyorum falan sandılar bende önemli degildir diye çöpe attım mektupu aradan yillar gecti ve bir gün bu mektupu bodrumda buldum ve bunun önce bir şaka falan olduğunu sandım çünkü mümkün degil boyle birsey.Seneler önce baska bir evde çöpe atmıstim bu mektupu tabi kimseye söyleyemedim belliydi kimsenin bana inanmayacagi.Önce aÇmadan tekrar çöpe attım ve olayi unutmaya çalıştım ama mümkün değil hep o adam rüyalarıma girdi.Ayrıca artık iş işten geçmisti atmıstım çöpü disarı.Her gece o adam rüyama girdi 6 sene boyunca hicbir gece adam gibi uyuyamadim ve artik kafa yemek üzereyken birden mektubu masamın üstünde gördüm tüylerim diken dikendi titremeye basladım oracikta yere yıkılmak üzereydim ve içimden artık yeter şunun icine bakta kurtul falan diyordum ve sonunda açtım mektubu gözlerime inanamadim mektubun icinde cok garip bir not vardi notta lütfen kızımı ve tanıdıgın herkezi evden cıkar yazıyordu ve tarih ise 1999 gölcük depreminin oldugu tarihteydi...



____________________________________________________

TAVLA

Genç bi kız ailesinin evde olmadığı bi akşam arkadaşlarını davet etmiş. Kız kıza yemişler, içmişler, derken içlerinden biri "Hadi cin çağıralım" demiş. Ev sahibi kız da hiç inanmazmış böyle şeylere ama arkadaşlarına ayıp olmasın diye kabul etmiş. Harfler kesilmiş, fincan ortaya konmuş ve elele bir masanın etrafında daire olunup cin çağırma olayına girilmiş. Cin gelmiş gelmesine ama bizim kız hala fincanı arkadaşlarının ittiğini düşünüyomuş. Bi ara fincan hızlı hızlı harflere giderek şöyle demiş: "İçinizde bana inanmayan biri var. Yarın saat 4'te o kişiyle tavla oynamaya geleceğim!" Kızlar feci tırsmışlar ama ev sahibi kız hala dalgasındaymış işin. Saat çok geç olmadığı halde seans hemen bitirilmiş ve kızlar evlerine dağılmış.

Bizimki zaten o tür şeylere hiç inanmadığından cin olayını ertesi sabah unutmuşmuş bile. Öğlene doğru telefon çalmış. Arayan, kızın çok sevdiği, çok iyi anlaştığı teyzesiymiş, "Bugün içimde bi sıkıntı var, evdeysen bi ara sana uğruycam. Dertleşelim biraz" demiş. Kız da sevinmiş teyzesini görecek diye, "Hemen gel, ben de seni çok özledim" demiş.

Kız, teyzesini hakikaten dertli ve solgun görmüş. Hoşbeş etmişler ama teyze hala dalgınmış. Kız, "Teyzeciğim sen konuştukça daha kötü oldun, istersen başka bişey yapalım" demiş. Teyzesi de "O zaman tavla oynayalım. Ne zamandır seninle oynamadık. Kafam dağılır biraz" demiş. Kız tavlayı almaya giderken bi gece önceki olay aklına gelmiş, "Meğer benim teyzem cinmiş" deyip gülümsemiş.

Kızla teyzesi güle oynaya tavla oynarken bi ara teyze tuvalete gitmek için kalkmış. O içerdeyken telefon çalmış. Arayan kızın babasıymış. Adamcağız çok üzgün bi sesle konuşuyomuş: "Kızım teyzen öğlen bi trafik kazası geçirdi. Durumu çok iyi değildi ama Allahtan ümit kesilmez deyip sana haber vermedik ama az önce teyzeni kaybettik, başımız sağolsun.."

_____________________________________________________


CİNLERİN LANETİ

Dayım bu olayı bana anlattığı zaman inanın tüylerim diken diken oldu.Ve o kızcagıza gerçekten de çok acıdım.Annem 20 li yaşlardayken sevdiği bir arkadaşı varmış; Vildan.Ama Vildan diğer arkadaşları gibi gezmekten, eğlenmekten hoşlanmazmış.Çok içine kapanık biriymiş.O daha çok cinler, periler ve doğa üstü olaylara meraklıymış.Arkadaşları tarafından ne kadar uyarıldıysa da bu merakından vazgeçememiş.Ve her şey o yaz gecesi başına gelmiş Vildan'ın.Arkadaşlarının anlattığına göre o gün her zamankinden fazla meşgul olmuş cinlerle.Sık sık o"üç harflilerin" adını söylemiş.Gece olunca her zamanki gibi yatağına yatmış, uyumayı beklerken aniden çığlık atmaya başlamış.Annesi ve babası odasının kapısını açmaya ne kadar uğraştılarsa da yapamıyorlarmış.Babası koşup alt kattaki yangın söndürme aletini almış, kapının camına geçirmiş ama o ve yangın söndürme aleti lastik top gibi geri fırlamış ve duvara çarpmışlar.Bir türlü içeri giremiyorlarmış.Vildan ise içeriden "Rahat bırakın beni.Sizinle hiçbir yere gelmeyeceğim" diye bağırıyormuş.İçeride neler olduğunu merak eden anne-babası "Kızım neyin var?Kim sana kötülük yapıyor?Kiminle konuşuyorsun?" diye sormuşlar.Vildan da; "Yardım edin, kapımın altından küçük küçük adamlar giriyorlar.Benden onlarla birlikte gitmemi istiyorlar.Gitmek istemiyorum.Kurtarın beni." diye çığlık atmış ve bunlar onun son sözleri olmuş.Kızın cesedi arka bahçede bulunmuş.Gece kendini yazlığın en üst katında bulunan odasının penceresinden atmış...



<Farkındaysanız hep benzer olaylar arkadaşlar size tavsiyem okurken bile o ismi sölemeyin...>

___________________________________________________

GÖLCÜK DEPREMİNDEKİ 1999 ÜRPERTİCİ OLAYLAR !!!

-----------------------------------------------------------

Alttaki yazı Kalp hastaları, Çocuklar ve Yaşlılar için değildir !!!

1999 Gölcük depreminden sonra ortalıkta bir sürü esrarengiz olaylar anlatılmakta. Ne kadar doğru bu söylenenler bilinmez ama hayret edilmeyecek türden de değil bu anlatılanlar...(Buradan 1999 Gölcük depreminde hayatını kaybeden insanlarımıza YÜCE MEVLAMDAN rahmet diliyorum.)


OLAY-1=> O gece bayanın birisi doğum için eşiyle beraber bir taksiyle hastahaneye gidiyorlarmış.Taksi tam Eyüp şehitliğinden geçerken doğum sancıları tutan bayan kafasını sağa sola çevirmeye başlamış.İşte tam bu sırada bayanın gözü şehitliğe ilişmiş.Bayan gördüğü manzara karşısında dona kalmış.Bütün şehitler kabirlerinden kalkmış elleri semada dua ediyorlarmış.


OLAY-2=> Aynı saatlerde Eyüp Sultan Camisinin önünde taksicilik yapan bazı kişilerin anlattıklarıda insanı hayretler içerisinde bırakıyor.
-Taksinin içerisinde oturmuş müşteri bekliyordum.Gözüm birden Cami'nin duvarına ilişti.Duvarları nurdan varlıklar kaplamış tutuyorlardı.Mezarlıklarda yatanlar kalkmış hep beraber dua ediyorlardı.


OLAY-3=> Enkazdan 4 gün donra çıkan bir çocuğa su ikram etmişler.Çocuk;
-Su ve yemek ihtiyacım yok.Yaşlı bir amca bana suda yemekte verdi.


OLAY-4=> Denizden çok büyük bir ateş topu yükselmiş.


OLAY-5=> O gece yıldızlar bir başkaymış.Çoğu insanın anlattığı - sanki elimi uzatsam yıldızları tutacak gibiydim.

Bu ve bunun gibi onlarca olay anlatıldı.Dediğim gibi bunlar ne kadar doğrudur bilinmez....

____________________________________________

ÖLÜ TAMİRCİ

Bir Ölüden Yardım: 17 Ağustos depreminde ve sonrasında meydana gelen bir çok olayı televizyon ve gazetelerden tanık olmuşsunuzdur. Ben de televizyonda seyrettiğim bir olayı size anlatmak istiyorum. Depremden sonra bir çok insan evsiz kalmış ,ailesini yitirmiş ve yardıma muhtaç hale gelmişti işte böyle bir durumda hayır severler hemen bölgelerdekilerin yardımına koşmuştu. İstanbul'da oturan orta halli bir ailenin çocuğu olan Mustafa babasının arkadaşının yardım göndermek istediğini bölgedeki insanların her türlü yardıma muhtaç olduğunu duyunca ve de babasının yoğun ısrarlarına dayanamayınca arabasının bakıma vermekten vazgeçip hemen yola koyulmak üzere hazırlıklara başladı fakat bilmediği bir şey vardı arabasının çok önemli bir kusuru vardı ve bu kusur onu ölüme bile ???ürebilirdi. İnsanlara yardım etmek için arabayı bakıma sokmadan gittiği için bu arızayı öğrenememişti. Ve yola çıktı hiç durmadan gidiyor ve içinde insanlara yardım etme hazzını hissediyordu. Yolda arıza gittikçe arttı fakat arıza arabanın tekerlerinde olduğu ve çok hissedilir olmadığı için farkına varamadı. Hava karamak üzereydi lastiğinin kabaklaştığının farkına vardı hemen indi arabasının arkasına gitti ve yedek lastiği aradı daha fazla yük alabilmek için çıkardığını hatırladı ve kahroldu kim bilir kaç insan bu yardımı dört gözle bekliyordu. Birden yolda tamirci elbisesi giymiş bir adamın geldiğini gördü ve de elinde bir lastiğin olduğunu adam az ileride lastiği patlamış birine ???ürdüğünü söyledi. Mustafa ona derdini anlattı adam istersen bu lastiğini sana verebilirim ben daha sonra yine getiririm dedi ve tamirci arabaya lastiği taktı arabanın tekerlerindeki hayati derecede önemli arızayı da görüp onardı. Mustafa isterse onu gideceği yere kadar bırakabileceğini söyleyecekti ki arkasını döndüğünde adamın olmadığını gördü hayretler için yola devam etti yaklaşık 5 dakika gitti veya gitmedi bir kazanın olduğunu ve içinden çıkarılan cesedin kendisine yardım eden kişi olduğunu gördü çevredeki adamlara sordu ve kazanın yaklaşık 1saat kadar önce gerçekleştiğini öğrendi adeta nutku tutulmuş kul sıkışmış ve Hızır yetişmişti.

______________________________________________________

TREN KAZASI VE ELLER

Bir arkadasim küçük bir kasabada ögretmen olan kuzenini ziyarete gitmis. Bir ara arabayla dolasmaya çikmislar. Tren yolundan geçerken arkadasim yolun kenarinda devrilmis vagonlar oldugunu görünce niye orada durduklarini sormus. Kuzeni, "Bu çok trajik bir hikaye. Bunlaraslinda katil vagonlar. Gel yakindan bak istersen" demis. Tren saati olmadigi için arabayi raylarin üzerinde birakip vagonlarin yanina gitmisler. Arkadasin kuzeninin anlattigina göre, geçen yil tam orada bir okul otobüsü ariza yapmis ve raylarin üzerinde kalakalmis. Bu sirada büyük bir hizla gelen tren okul otobüsüne çarpmis.Talihsiz kazada bütün çocuklar hayatini kaybetmis. Arkadasimla kuzeni vagonlari incelerlerken bir tedirginlik hissedip hafiften korkar gibi olmus.Bir an evvel oradan uzaklasmak için arabalarina bindiklerinde ise daha motoru çalistirmadiklari halde araba kendiliginden ilerlemeye baslamis. Bizimkiler acayip korkmuslar tabi. Araba tren raylarinin üzerinden 100 metre kadar ileriye, kendi kendine gitmis ve durmus. Arkadasim hemen arabayi çalistirmis. Son sürat ayrilmislar oradan. Kasabaya gelene kadar toz duman içinde 1 saatlik yolu yarim saatte almislar. Eve ulastiklarinda bet-beniz bembeyaz durumdalarmis. Ama asil korkuyu arabadan indiklerinde yasamislar. Arabanin arkasindaki toz kütlesinin üzeri onlarca el iziyle doluymus. Bunlarin büyüklügü de çocuk eli kadarmis

_____________________________________________

ONLA KARŞILAŞMA

Bizim eve yazın pek kimsecikler gelip gitmez.Bende genelde yanlız kalırım çok sıkılırsam arkadaşları çağırırım.Bizim ev 3 odalı ve 1 oda çok karanlık ama serindir.Ben de yazın orda yatarım.Ogün arkadaşlarla bizde toplanmıştık ve cin muhabbeti yapmaya başladık.Benim başıma daha öncede böyle olaylar geldiği için arkadaşları korkutmak amacıyla bir kaç şaka yapayım dedim...arkadaşlarım çok korkmuştu fakat bana söyledikleri sözleri duydum umursamazlıktan geldm ki söylediklerini yaşadım."Allah sana inşallah böyle birşey yaşatır" demişlerdi. Gece bunlar gitti bende o serin odada uyuyayım dedim.girdim odaya yattım.yattığımdan yarım saat yada 45 dk sonra üzerimde hafif bir rüzgar hissettim.odada ufak bir pencere var o açıktı kalkıp kapatmak istedim.Uyku sersemliğiyle kapalı gözlerim bi anda tavana dikildi.Yerimden kalkmak istedim kalkamadım.Bi anda gözlerim kapandı.bu sefer ben gözlerimi açmaya çalıştım o benm gözlerimi kapatmaya çalıştı..Daha sonra beni yataktan atmaya çalıştı ben kendimi dier tarafa doğru çekmeye çalışıyordum bi anda beni bıraktı ve duvara çarptım.Daha beni bırakmasından saniyeler geçmeden belimden yukarıya kalkmaya başladım..ellerimde havadaydı ve aşağı düşmüyordu ellerimide benle birlikte havaya kaldırmıştı.kapalı olan gözlerim bi anda açıldı ve karşımda 2 çift göz gördüm kırmızı alev gibiydi ve sağdan sola soldan sağa kapak gibi kapanıyordu gözler...Vücudumdaki bütün organlarıma dahil derilerime çivi batırılıyormuş gibi hissettim...beni öldürecek diye çok korkmuştum.normalde dua ezberleyemem ve pek sık dua okumam ama beni yukarıya kaldırıken bi anda şuan bile hatırlamadığım dua söyledim ve beni yatağa attı ve sersem gibiydim...yatakta doğruldugumda sağ başparmağım yarılmıştı ve çok kanıyordu.Kemiğimin açıldıgını görebiliyordum.üzerimde ne var hatırlamıyorum hemen dışarı attım kendimi ve elime içten 27 dikişle kemikteki lifi bagladılar ve dışta 7 dikişle kapatabildiler açık yeri....ondan sonra birdaha evde yanlız kalamadım ve 2-3 ay tedavi gördüm hem fiziksel hem ruhsal bunalımlar geçirmiştim.

______________________________________________________________

ATEŞ VE TOPRAK

Ben bu olayı 1999 senesinde yaşadım o zamanlar 15 yaşındaydım ve kızlarla gezmeyi çok seviyodum ark'larla gezerken gizli bi buluşma yerimiz vardı orası omanın içinde şirin bi mağaraya benzerdievden kaçıp oraya giderdikorada güvende hissederdik kendimizi ve birgün ben yatağımda uyurken bişey beni kaldırdı ve o oramanın içine girmemi sağladıben sanki her zaman kinden daha cesaretliydim mağaraya girdiğimde gördüklerime inanamadım toprak ve ateş vardı bunlar şeytanla insanı temsil ediyodu ve ateşin önünde şeytan toprağın önünde insan vardı bunlar konuşuyodu insan olan kadındı şeytan ise erkek gibiydi fakat korkutucu değildisanki eski zamanda olmuş bi olayı anlatıyodu onlar beni göremiyodu ben onları görüyodum onlar arapça konuşuyodu ve kadın ateşin üstüne toprak serpti şeytan kaçarcasına bi hareket yaptı ve kayboldu kadın bana doğru baktı ve bişey soledi ben o solediğini içimden anladım bana şole dedi şeytanla baş etmek çok kolay yeterki ondan korkma ve üstüne git o senden korksun allahın yolundan ayrılma dedive oda kayboldu ben o karanlıkta ormandan ayrıldım yarım saat sonra evimi bulup yattım tüm gece onu düşündüm niye ben diye çünkü ben şeytana meleğe cennete cehenneme inanmayan biriydim
____________________________________________________

SAAT

Bi otomobil tamircisi ılık ilkbahar gecelerinden birinde evine giderken yolun kenarında bi araba ve arabanın başında da patlayan lastiği değiştirmeye çalışan iki güzel kız görmüş. Yardım amacıyla kenara yanaşmış. Ama istepne de patlakmış maalesef. Adam, "Bu saatte bunu tamir etmek imkansız. İyisi mi ben sizi evinize bırakayım, yarın bir çaresine bakarız" demiş. Evin önüne geldiklerinde kızlar adamı bi fincan kahve içmek için evlerine davet etmiş. Ev, bi apartmanın 7. katında, hoş bi daireymiş. İstepneyle uğraşırken elleri kirlendiğinden eve girer girmez adam banyoya gidip ellerini yıkamış. Bu arada OMEGA marka saatini de kolundan çıkarıp, aynanın önüne koymuş. Kızlardan birinin, "Kahve hazır" diye seslendiğini duyunca hemen ellerini kurulayıp banyodan çıkmış. O aceleyle de OMEGA marka saatini çıkardığı yerde unutmuş. Kızların sohbeti çok keyifliymiş. Grup vaktin nasıl geçtiğini anlamamış. Sonunda adam geceyi kızların evinde geçirmiş. Sabah da 7'de kalkıp işe gitmiş. Tamirhanesine vardığında saatini kızlarda bıraktığını farketmiş, "İyi bari, kızları tekrar görmek için bahane olur" diye düşünmüş. Akşam iş bitimi saatini almak için kızların evine gelmiş ama kapıcı bahsettiği kızların artık o dairede yaşamadıklarını söylemiş. Bu iki talihsiz kız 3 hafta önce trafik kazası geçirip ölmüşlermiş meğer. Şu an da, adamın onları ilk gördüğü yere çok yakın olan bi mezarlıkta yatıyolarmış. Tamirci duyduklarına inanamamış, "Nasıl olur? Ben dün akşam evlerinde onlarla beraberdim" demiş. Kapıcı bunun imkansız olduğunu söyleyerek adamı, kapısı avukat tarafından mühürlenmiş dairenin önüne götürmüş. Adam çok meraklanmış tabii. Ertesi gün avukata gidip durumu anlatmış ve beraberce kızların dairesine gelmişler. Mühürü açıp içeri girmişler. Adam doğruca banyoya gitmiş. OMEGA marka saat aynanın önünde bıraktığı gibi duruyormuş..

______________________________________________________

SATANİST

Benim adım eren.55 yaşındayım size yıllar önce yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum.O zamanlarda ben 12,abim 20 yaşında idi.2 katlı bir evde oturuyorduk.Bu eve yeni taşınmıştık.Çanakkalede olan bu ev şirin bir evdi ama içimde kötü bir his vardı.Eve girmek istemiyordum.Ailem 4 kişi idi.2 kardeştik.Abimmin bir özelliği vardı.Kimseyle aynı odada yatmak istemezdi hep tek başına bir odada kalırdı.Neyse eve taşındık.O gün gördüğüm rüya çok kötüydü.Neye benzediğini göremediğim bir cisim bana yukarı kata çık diyordu.Neden dedim ve rüyamdan uyandım ağlıyordum.Annem ve babam beni sakinleştirdiler.2.gün yine aynı rüyayı gördüm.Yine çok korkmuştum.Bu arada abim arkadaşlarıyla geziye gitmişti.Ve ben 1 hafta boyunca sürekli olarak bu rüyayı gördüm.Çok kötü oldum dudaklarımda uçuklar çıkmıştı bir sürü.Annem bu olaya dayanamdı ve beni hastaneye götürdü.Geldiğimizde birşeyi değiştirmeyeceğine inanıyordum.O gece yine aynı rüyayı gördüm.Artık canıma tak etmişti ağlayarak üst kata çıktım.Bir şey yoktu abimin odasına çıktım.Ve o an beynimden sıcak sular indi.Abimin cansız bedenini gördüm 2 kişi abimin başında bıçakla vücudunu kesiyorlardı.Bu olamazdı abim hani geziye gitmişti olamaz!
meğersem o namussuz herifler abime 1 hafta boyunca işkence etmişler.Ve bu gece onu öldürmüşlerdi.Gelelim bu duruma annem beni hastaneye götürdüğü sırda tam evden çıkarken 2 satanistin saldırısına uğradık.Ve 1 hafta boyunca kesici maddelerle işkenceye uğramıştık.Ben tam 2 yıl boyunca hastanede tedavi gördüm.Ve bu olayın etkisinden hala kurtulamadım...
Logged

Hayat benide yendi. Yalnız, çaresiz, kimsesiz bıraktı. Hayatla Mücadele edcek ne ömrüm nede gücüm kaldı. Artık boş, sessiz ve SENSİZ bir odada Ölümü Bekliyeceğim. Ölümün o Soğuk Nesefesinin Tenime Deymesini Bekliyeceğim. Beni Sen Sensiz Bıraktınya Sende Bensiz Kalacaksın ÜZÜLME...
Dj__byn_manyax Nickli Üyemize Teşekkkür Eden Kullanıcı: fatih (10 Ağustos 2007, 14:23:04)
Sponsor Linkler
Linkler
*****
Offline Offline

Linkler: 1


View Profile
Re: Gerçek Yaşanmış Hikayeler
« Posted on: 22 Kasım 2008, 14:53:01 »

                    
Logged
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: